Küçük Park

Eklektik, Saykedelik Mizah Forumu
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 " Dio " biyografi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
blackwaterpark
Muhtaratör
avatar

Mesaj Sayısı : 312
Koins : 740
Kayıt tarihi : 02/09/10
Yaş : 26
Nerden : Ankara

MesajKonu: " Dio " biyografi   Cuma Eyl. 17, 2010 1:01 am

Asıl ismi Ronnie James Padavona olan Ronnie James Dio, 10 Temmuz 1942'de ABD'nin New Hampshire eyaletinin Portsmouth kentinde doğdu. Gençliğinde ilgi alanları müzik ve fantastic edebiyattı. Sir Walter Scott and the Arthurian Legend gibi kitaplar Dio’nun ilgisini çekiyordu. Tüm bu fantastik kitaplar ve bu tür edebi eserlere olan ilgisi onu iyi bir söz yazarı yapan en büyük faktörlerden birisi oldu.

1961’in başlarında Roonie Dio & the Prophets grubunu kurdu. Dio’nun bas gitar çaldığı grup aslında gerçek anlamda kendi bestesini yapamadı; daha çok R&B coverları yaptılar ve zaten de bir iki yıl sonra tarz değişikliğine gidip R&B’den... ziyade pop ve ballad coverları yapmaya başladılar.

Roonie o zamanlar Beatles hayranıydı ve kendi bestelerini yapıp kendi öz müziğini icra etmek istiyordu. Böylece 1967 yılında Roonie Dio & the Prophets’taki gitarist ile yeni bir grup kurdular; The Electric Elves. Daha sonraları kısaca The Elves dediler. Artık Roonie grubunun lead vokaliydi. The Elves rock‘n roll yapıyordu ve Roonie de kendi parçalarını yazıyordu.

1969 grup bir trafik kazası geçirdi ve grup üyelerinden birisi hayatını kaybetti. Olaylar durulduktan ve ortalık biraz sakinleştikten sonra Roonie ve The Elves’ten iki eleman ELF’i kurdular. 1970ler’in sonlarına doğru resmi olarak kurulan grup iki yıl aradan sonra ilk albümler “ELF”I yayınladı. Takip eden iki albümde; “Carolina County Ball” ve “Trying To Burn the Sun”’da Roger Glover grubun prodüktörlüğünü yaptı. Bildiğiniz üzere Roger Glover Deep Purple’ın bassçısı ve de prodüktörüydü aynı zamanda. Glover ile Roonie’nin tanışmış olması ne büyük şans; bu tanışıklık Roonie’yi Deep Purple’ın gitaristi ve sonraki grup arkadaşı Ritchie Blackmore’a kadar götürdü.

Ritchie Blackmore, yada diğer adıyla “The Man in Black” ile Deep Purple’ın diğer elemanları arası hiçbir zaman tam anlamıyla iyi olmamıştı. Ritchie, Deep Purple’dan ayrılıp yeni bir grup kurmaya karar verdi. Roonie hakkında iyi şeyler duymuştu ve onu az çok tanıyordu. Kuracağı gruba katılmasını önerdi. Roonie de bunu kabul etti. Grubun adına “Rainbow” koydu Ritchie. Ilk albüm “Ritchie Blackmore’s Rainbow” idi ve ilk şarkı da “Man On The Silver Mountain”. Parça bir klasik oldu. Albüm 1975’te yayınlandı. Ikinci albümden hemen önce Ritchie davulcusunu kovdu ve yerine Cozy Powell geldi. Ritchie bunu yaptı çünkü grubun “kendi” grubu olmasını istiyordu, kendisinin ELF’in içinde olmasını değil.

İkinci albüm "Rising" için daha çok fantastik konulu sözler yazıldı ve Roonie’nin hayalgücüyle her şarkı birer kısa hikayeye dönüştü. Albüm çok büyük bir başarı getirdi. Sözler harika, Roonie zaten harikaydı. Ve tabi Ritchie’nin mükemmel riff ve sololarını, Cozy’nin inanılmaz yeteneğini de unutmamak lazım. Beraber belki de hard rock//heavy metal tarihinin en iyi albümlerinden birini yaptılar. Stargazer, Roonie’nin uzun zamandır planladığı bir parçaydı. Bu planından Ritchie’ye de bahsetti ve beraber en mükemmel parçalardan birine hayat verdiler.

Rising-tour’un hemen ardında Rainbow bir live albüm yayınladı; “On Stage”.Şimdi sıra yeni albüm çalışmalarına gelmişti. Albüm 1978’de bitti ve aynı yıl yayınlandı. Albümün adı “Long Live Rock N’ Roll” idi. Hali hazırda 2 stüdyo albümü yayınlamış olmalarına rağmen hiç single çıkarmamışlardı. Ama üçüncü albümle birlikte ilk single’larını da yayınladılar; Kill The King.

Roonie ve Ritchie birlikte çok mükemmel işler çıkarıyordu ama zamanla Ritchie asıl amaçtan uzaklaşmaya, daha ticari kaygıları olan bir tarza kaymaya başladı. Buna karşı olan Roonie, gruptan ayrıldı. Ama Ritchie’ye her zaman, o yada bu şekilde, bir teşekkür borçlu olduğunu düşünen Dio, ona kızmadı da kırılmadı da.

“Onunla çalışmak her zaman çok güzeldir. Hiç zorluk çekmezsiniz, hemen aklınızdan geçen fikirleri anlayıp size, sizden daha iyi anlatır. Ritchie ve ben, müzikal anlamda, aynı yoldaydık. Iyi de anlaşıyorduk ama onun kendi düşüncelerine ve planlarına karışamazdım. Ayrıldığımız bir nokta oluşmaya başlamıştı ve bunu tam zamanında sezdim. Ona kızaman, ne de olsa profesyonel anlamda başarı basamaklarını tırmanmamı sağlayan en önemli kişilerden birisi kendisi. Böyle bir adam hakkında nasıl kötü düşünebilirim?” Diye anlatıyor Rainbow ve Ritchie’li dönemleri. Yıllar sonra bile aynı samimiyette.

Roonie Rainbow’dan ayrıldıktan kendi grubunu kurma planları yaptı. Bir tesadüf eser Tony Iommi ile tanıştı hem de The Rainbow adlı bir barda. Tony Iommi, Ozzy’den yorulmuştu. Son iki albümleri “Technical Ecstasy” ve “Never Say Die” iyi albümler değildi ve Ozzy kredisini giderek tüketiyordu. Tony, diğer Sabbath üyeleri ve Roonie ile bir görüşme ayarladı. Roonie ve diğer elemanları birbirinden etkilenmişti. Tabi bundan Ozzy’nin henüz haberi yoktu. Şartlar kesinleşti ve Ozzy gruptan çıkarıldı. Yerine ise çok önceden kararlaştırıldığı gibi Dio geldi.

Roonie ile birlikte yazdıkları ilk parça “Children Of The Sea” idi ve Dio’lu ilk albüm olan efsanevi Heaven and Hell’de yer aldı. Heaven and Hell ile birlikte Roonie, tekrar heavy metalin zirvesine oturdu. Rainbow Rising ile birlikte Heaven and Hell, Dio’nun en mükemmel çalışmalarından sadece iki tanesini teşkil ediyor.

İkinci single ise “Die Young” oldu. Roonie Heaven and Hell’I hayatının en unutulmaz başarılarından ve tecrübelerinden biri olduğunu söylüyor ve ekliyor; “Giderek büyüyen ve hak ettiği yere oturan bir grubun parçası olmak gerçekten inanılmaz bir duyguydu benim için. Bunu hep beraber başardık; çünkü onlarda işler böyle yürüyordu. Hepsi gerçekten inanılmaz insanlar”

Heaven and Hell’den hemen sonra Sabbath ve Roonie ikinci bir albüm yayınladılar; The Mob Rules. Albüm gayet iyiydi ama biraz da Heaven and Hell’in gölgesinde kaldı. Albümden sonra Sabbath bir dünya turnesi düzenledi. Bu turne kayda alındı ve “Live Evil” olarak yayınlandı. Bu albümün stüdyo işleri sırasında Roonie ve Vinnie Appice Iommi ve Butler ile anlaşmazlığa düştü. Iommi, Roonie’nin grubu control etmeye başladığını düşünmeye başlamıştı ki Sabbath’ın kendi grubu olması gerektiğini düşünüyordu.

Roonie ve Vinnie, Sabbath’tan ayrıldıktan sonra beraberce DIO’yu kurdular. Gitarist Vivian Cambell ve bassçı Jimmy Bain de gruba dahil oldu ve ilk kadro oluştu. DIO’nun ilk albümü o inanılmaz albüm Holy Diver oldu. 1983’te çıkan albüm özellikle Amerika’da çok büyük bir başarı kazandı. Albüm, fanlar için adeta bir DIO İncili niteliğindeydi. Adını aldığı parça, Holy Diver, belki de Roonie’nin bugüne kadar bestelediği en ünlü parça oldu. Stand up and Shout, Rainbow in the Dark, Straight through the Heart albümden çıkan klasiklerin sadece birkaçı.

Bir sonraki albüm, Last In Line da en az Holy Diver kadar mükemmeldi ve We Rock
One Night in the City, The Last in Line, Egypt and "Evil Eyes gibi harika parçaları içeriyordu.

Üçüncü albüm, Sacred Heart, DIO’nun belki de en zayıf albümü oldu. Bu albümün yayınlanmasından kısa bir sure sonra Vivian Cambell gruptan ayrıldı. Yerine ise Craig Goldie geldi. Craig 4. albüm olan Dream Evil’da çaldı fakat albüm o kadar başarılı olamadı. Bu da muhtemelen Vivian’ın ayrılmış olmasından kaynaklanıyordu; fanlar onun gitarına çok alışmıştı.

Dream Evil’ın ardında DIO, Look Up To The Wolves’u yeni bir gitarist eşliğinde yayınaldılar; Rowan Robertson. En inanılmaz nokta ise Robertson’ın, gruba girdiğinde sadece 18 yaşında olmasıydı.

Look Up To The Wolves’tan sonra Vinnie ve Roonie Sabbath’a, Iommi ve Butler’ın yanına geri döndü. Roonie, DIO’yu beklemeye almıştı. Beraber 1992 tarihli Dehumanizer’ı kaydettiler. Albüm, Roonie’nin en iyi çalışmalarından biriydi. Gerçekten çok güçlü bir albümdü. Iommi ve Appice gerçekten harikaydı. Ve Roonie de hiçbir “Rainbow” olmadan da harika işler yapabileceğini kanıtlamıştı

Vinnie ve Roonie DIO’yu tekrar bir araya getirdi ve yeni gitaristleri Tracy G. oldu. Ve Dio, gerçeklik ve günümüz ile ilgilir şarkılar yazmaya başladı. Dehumanizer’daki gibi yada diğer albümlerdeki gibi fantastik konuları bir kenara bıraktı ve realist bir yol izledi. Yaptıkları albüm sadece iyi değildi; harikaydı. “Strange Highways”. Tracy G, Craig’den de değişikti ve çoğu fan bunu çok garip buldu ama albüm herşeye rağmen çok iyiydi. 1996’da DIO, yeni bir albümle; Angry Machines ile geri döndü. Bu Strange Highways’den de değişik bir albümdü ve fanlar arasında adı en az anılan DIO albümü ünvanını kazandı. Turnede kayıtlar da aldılar ve ilk “gerçek” anlamdaki live kayıtlarını gerçekleştirdiler

Hemen ardından yeni bir turne geldi 1998’de ve “The Hull and Back Tour 1998” olarak yayınlandı.

DIO’nun fanları, Roonie’nin Holy Diver’ın özüne dönemsini istemeye ve hatta Tracy’nin de gruptan çıkmasını istemeye başlamıştı. İstekleri gerçek oldu ve Tracy ayrıldı. Ritm guitarist olarak grupta kalması önerildi ama kabul etmedi.
Böylece Roonie, Craig Coldy’yi gruba geri getirdi bir sonraki albüm için. Magica albümü 2000’de yayınlandı. Albüm konsept bir albümdü; Roonie’nin uzun zamandır yapmak istediği birşey. Ve albüm Holy Diver’ın ötesinde, kesinlikle inanılmaz bir albüm oldu! Tüm şarkılar baştan sona harikaydı.

_________________
Önce muvaffak sonra fak okey
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://kucukpark.forumdizini.com
 
" Dio " biyografi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Raziel Biyografi
» Jöntürk biyografi
» gerard way

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Küçük Park :: Deli Meydanı :: Müzik-
Buraya geçin: